Köşe Yazıları
Dursun GÖKSU
Sebepsiz Bir Acının Söylettikleri
|
Saç sorunlarınız, epilasyon ihtiyaçlarınız için Denizli Hiera Saç ekim ve Güzellik Merkezini ziyaret ediniz . |
| Anasayfa |
| Paylaşım |
| Akademik |
| Köşe Yazıları |
| Fotoğraf |
| Sebepsiz Bir Acının Söylettikleri |
|
|
| Yazar Dursun GÖKSU | |
| Tuesday, 28 October 2008 | |
|
Bitmeyen
bir tazelikle depreşir de depreşir acılar. Bu neyin acısı diye soracaksın bana.
Fakat sen bilmiyorsan bu haleti, fakat sen zaten bu kelimelere yabancı
kalmışsan ben sana ne anlatabilirim. Kelimelerin
ölü bir nesne gibi geliyorsa şuurlara, anlattıkların uzak iklimlerin kokusunu
taşıyorsa ve tamamen aşinasız ve iğreti duruyorsan birine ne anlatabilirsin. Böyle
birini düşün. Sana ne anlatabilirim ben.
Ya ben,
ben, bir şeyler anlatmak derdinde miyimdir sence?
İnce ve
tiz bir ürpertiyle doluyor gece. Tozlu bir ses; buruk ve kırılgan, geziniyor
odaları. Bir keman sesi… Farid Farjad… Ruhlara dökülen sükun. Alev gibi
kumlardan yükselen çığlık.. Çöllere yayılan nefes.. Durmadan dinlenmeden eriyen
gitgide eriyen bir hava.. Teller geriliyor, gözlerini kapatmana lüzum yok… Sen
hiç karanlıkta kaldın mı?
Hayat
bütün mafsallarıyla, bütün onu hayat yapan şeylerle girdaplara yuvarlanır. Hayat
kaybolur. Güçsüz, verimsiz, geleceksiz bir tohum gibi toprağa düşer. Ve
doğmayacak sabahlar gibi karanlığın o; ümitlere geçit vermez setlerini delen
bir haykırış gibi filizlenir tohum.. Gözlerden düşen damlalarla can bulur. Hayat
acıların ardında ümit edebilmeyi öğrenmektir. Sen hiç kendinde bir perdeyi
aralayacak kudreti bulabildin mi?
Gitgide
uzuyor saniyeler. Hisler takatini gitgide yitiriyor.Yakub’un gözlerini kavuran
ateşi duyuyorum. Bir Yusuf’a sevdalıyım ben de. Yusuf’un suretinde yarınlara
sevdalıyım. Yakup bir ömür onu hayal etti. Kader beklemediği bir şekilde sundu
onu. Kadere inanmak istemiyorum. Karanlığın çeperini delecek düşünceler. Işık
kalplere bir martı çığlığı gibi düşecek.
Herkes
herkes bir şeyler söyleme derdinde… Sessizliğin içinde yüzmek istiyor ruhum… Kulağımda
hala inleyen bir kemen sesi. İnsanlar hala bir şeylerin derdinde. Konuşuyorlar.
Çünkü sükutun özlemini, cazibesini, tarifsizliğini bilmiyorlar. Gözlerden akan
ırmakları, dudak bükmelerinde uzayan yolları, tevekkülle yumuşayan yüzün
verilerini tanıyamamışlar. İnsanlar bilmiyor; bir bakışta ışıkta yıkanır gibi
kalmayı. Bir kalpte sözsüz ve anlatımsız yer etmeyi. Ebediyet diyor birisi, yüzlerce
aptalın dudaklarında tebessümleşmek, anlaşılmamak.. Neden baki kalmak
istiyorsun. Bu hırsı sana hangi kendini bilmez öğretti..
Bütün
tanrılar öldü. Çünkü hiç yaşamamış bir şeyin kaderidir silinmek. İnandığını
neden çoğaltıyorsun. Gecenin bu kimsesiz vakti eğer yalnızlığını dindirecek bir
şey arıyorsan, o şey senin kalbinde yaşamalı.. Çünkü görüntü puttur. Ve bir
insan için en büyük aldatmaca ve teselli burada yatar. Bir mevcudun tesellisi
ne acınası teselli.
Bütün bu
yazılanlardan bir şey çıkaramayan okuyucu ben de ne anlattığımı bilmiyorum. Bir
havaleli vaktin bütün döküntülerini sunuyorum sana. Ve Farid Farjad hala
çalıyor. Gecenin dehşetini ve yalnızlığını yalayarak…
|
|
| Son Güncelleme ( Tuesday, 04 November 2008 ) |